İlişkiler üzerine çok çeşitli söylemler, araştırmalar, yazılar mevcut. Mutlu ilişki için olmazsa olmaz beş kural, sağlıklı ilişki kurma yolları, partnerinizle yakın olmak vb. gibi şeyleri sıkça duyuyoruz. Bu tarz paylaşımların bazıları ilişkiler üzerine sığ bilgiler içerse de kimileri de faydalı bilgiler sunmaktadır. Peki, mutlu ve sağlıklı ilişkinin gerçekten bir reçetesi var mı? Aslında her birey kendine özgü olduğu gibi her ilişki de kendine özgüdür. Bu nedenle her ilişkiye uyan bir sağlıklı ilişki rehberinden bahsetmek her zaman doğru olmayabilir. Ancak elbette her ilişkiyi ayakta tutmaya katkı sağlayacak olmazsa olmaz bazı yapı taşları vardır. Bunlardan en temeli ve en önemlisi iletişim.

Romantik bir ilişki pek çok duyguyu da beraberinde getirir. Sevgi, heyecan, tutku, kaygı, öfke… Her biri insan olmanın bir parçası olan duygularımızı özellikle ilişki sırasında çok daha yoğun yaşarız. Dolayısıyla kimi zaman duygularımızı kontrol etmekte güçlük çekebiliriz. Aslında yaşanan duyguları partnere aktarma ihtiyacı duyarız. Sevgimizi hissettirme, ilişkiye dair kaygıları paylaşma, kızdığımızda öfkemizi gösterme gibi durumlar ilişki içerisinde olağandır ve temelde partner tarafından anlaşılma, kabul edilme ihtiyacı yatar. Ancak duygularımızı yansıtmaya çalışırken nasıl bir yol izlediğimiz önemlidir. Yapıcı olduğunu düşündüğümüz kimi davranışlar, ilişkiye zarar verici nitelikte olabilir. Sevgi göstermeye çalışırken partneri bunaltıcı şekilde yaklaşmak, ilişkiye dair kaygı yaşadığımız için kısıtlamalar koymak, çatışma esnasında öfke patlamaları yaşamak gibi davranışlar ilişkiye zarar verici niteliktedir. Elbette her birey sevilme ve anlaşılma ihtiyacı duyar. Ancak kimi zaman ilişkilerde sadece kendi penceremizden bakıyoruz. Karşımızdaki kişinin de benzer ihtiyaçları olduğunu göz ardı edebiliyoruz. Bazen de karşımızdaki kişinin belki de bunlara bizden daha az ihtiyaç duyduğunu göremiyoruz. Her insanın ilişkiden beklentileri, duyguları yaşayış biçimi, partnere yaklaşımı farklıdır. Dolayısıyla kendi penceremizden baktığımızda gördüklerimiz partnerimizin gördükleri ile aynı değildir. Sizi anlaması ve ortak bir dil konuşmak için yapabileceğiniz en temel şey sağlıklı bir şekilde iletişim kurmak. Aynı pencereden bakmadığı için partnerinizle çatışmak yerine kendi pencerenizde gördüklerinizi ona anlatmayı deneyebilirsiniz.

Partnerinize kendinizi ifade etmek için seçtiğiniz yol ilişkinizi kuvvetlendirmek üzerine olmalıdır. Küsmek, konuşmamak, öfke patlamalarıyla aşağılayıcı sözler söylemek, suçlamak, partnerinizin ihtiyaçlarınızı karşılamasını beklemek ilişkiyi temelden sarsar. Bunun yerine kendinizi ifade etmeyi ve ben dili kullanmayı deneyebilirsiniz. Ben dili; duygularınızı, beklentilerinizi, isteklerinizi, ihtiyaçlarınızı partnerinize ifade etmektir. Örneğin partnerinizle bir çatışma yaşadığınızda ona ‘sen bunu yaptın, sen hep böylesin’ demek yerine ‘senin bu davranışın karşısında ben böyle hissettim ve düşündüm demek’ ona sizin pencerenizden bakma imkanı sağlayacaktır. Bu sayede çatışmanın tekrarlanmaması için ortak bir yol geliştirmenize de yardımcı olacaktır. Ayrıca duyguları ifade etmek duygu patlamalarının önüne geçer. Büyük patlamalara neden olacak birikimler yerine duyguları yerinde ve doğru şekilde ifade etmeye özen gösterin.

İlişkilerde iletişimi güçlendirmek için kendini ifade etmenin yanı sıra iyi bir dinleyici olmak da önemlidir. İlişkiden beklenti ve ihtiyaçlarımızı ortaya koyarken partnerimizin beklenti ve ihtiyaçlarını göz ardı etmemeliyiz. Karşımızdaki kişiye kulak vermek ortak bir dil oluşturmamıza yardımcı olur. İlişkilerde yaşanan çatışmalar duygu yoğunluklarını da beraberinde getirdiği için kimi zaman kendi hislerimiz içinde kaybolurken partnerimizin duygularına kulak tıkayabiliyoruz. Bu gibi durumlarda sadece kendimizi ifade etmeye ihtiyaç duyabiliyoruz. Ancak unutmayalım ki ilişkiler hiçbir zaman tek taraflı değildir. Bizim kadar karşımızdaki kişinin de kendini ifade etmeye ihtiyacı vardır.

Son olarak hem kendimizi ifade ederken hem de partnerimizi dinlerken empati ile yaklaşmaya özen göstermeliyiz. Karşımızdaki kişi ile her zaman aynı bakış açısına sahip olamayabiliriz ancak onu anlamaya çabalayabiliriz. Partnerimize anlayışla yani empatik bir şekilde yaklaştığımız da iletişimimiz güçlenirken ilişkiye dair olumsuz duygular ile baş etmemiz de kolaylaşır. İlişkilerde kendimizi doğru ifade etmek, partnerimize kulak vermek ve karşılıklı olarak empati ile yaklaşmak ilişkide yaşanan gerilimlerin azalmasına katkı sağlayacaktır. Unutmayalım ki sağlıklı iletişim sağlıklı ilişkiyi de beraberinde getirir.

Klinik Psk. Özge Zelal Yıldız

0 (216) 251 1064
0 (543) 876 4822
iletisim@appaistanbul.com
Küçükbakkalköy Mah.Defne Sok. No:1,
Flora Residence D:912 Ataşehir-İstanbul